« Al kendini ve git…
87.5 - 108.0 arası »


Bir derdim var

selim şevkioğlu

Fark ettim de çalışmaktan ziyade işe gitme aşamasında daha yoruluyoruz gibi. Ana kent bir şehirde yaşayıpta bundan şikayetçi olmak biraz afaki durabilir lakin efendim şehir zor diye insancıklarında bunu daha çetrefilli hale getirmeleri artık tahammülsüz oluşumuzun göstergesidir.

Önceleri bey kelimesinin herkese verilmediği İstanbul’da, bir diğer kıyı semte gitmek isteyenler arasında vapura veya sandala binerken bir çekişme yaşanırmış. Bu çekişme şimdilerde yapılan tarzda değil elbette.

-”Efendim önce siz buyurun.”
-”Yok efendim, olur mu öyle şey.Lütfen önce siz buyurun.”

kabilinden yani.

Nezaket öyle hale gelirmiş ki bu diyalogların uzun sürmesine müteakip geç kalanlar “Efendim Kuzguncuğun haşaratından, Çengelköyün zerzevatından, Beylerbeyinin teşrifatından geç kaldım. Af buyurursanız sevinirim.”derlermiş.

Toplu taşıma araçlarına binerken elbette bir telaşınız, oturarak gitme kaygınız olabilir. Lakin ayakta gidişiniz bu kadar mı zor birşey ?

İnsanları iteleye iteleye binen her kişinin kaptığı koltukta bir zafer kazandığına denk rahatlığına, genişliğine hâlâ şaşırıyor oluşum için sanırım kendimi suçlamam lazım.

Bazen düşünürüm banka boşaltıp, kamuya zarar verip,hırsızlık yapanlarla toplu ulaşım araçlarında bu güruh arasında bağlantı kurabiliyorum. Herkes imkanı dahilinde bir diğerini “aklınca” alt ediyor. Erdem, Nezaket kişi isminden ziyade sözlüklerimizde başka birşeye denk gelmeli.

Comments are closed.