
yaradan beni ne ardıç ne çınar ufarak çayır
koşumun gıcırdar ölmek dilerim
bağrım kaynıyordur yüklerim ağır
sen bir düş imişsin kuşluk çağında
soluma tükürdüm rabbim gafurdur
bilesin kavuşmak yoktur İslâmlıkta
kavuşan kısmısı ancak gâvurdur.
süleyman çobanoğlu
Posted in beni kategorize edebilirsin || Comments Off
Son aldığım karar ile Dostoyevski için yeniden start verdim. Gece gündüz deli gibi amcayı okuyorum. Severim kendilerini lakin farkındayım abartıyorum zihin zehirlenmesine ramak kaldı.
***
Aralarda Rasim Özdenören’in “Toz”u bitti. Çok sevemedim. Bir kez daha okunursa özümsenecek gibi. Mustafa Kutlu’yu geriden takip ediyorum Huzursuz Bacak güzeldi.Cenap Şahabettin’in Hac Yolunda bir diğer elimde olan eser.Kitaplığı bu vesile ile şekillendirirken bir taraftan da düşünmüyor değilim hani. Yakında kitaba yatırdığım paralar ve takiben borçlarım için hasiphanede bana bunlar arkadaş olur değil mi ?
Nt tarihinde nadir karşılaşılan bir eylemle geçenlerde yüzde yetmişbeşlere yüzde ellilere varan etiket indirimleri yaptı.
İlahi Nur/Necip El Kiylani’nin kitabını aldım bu vesile ile. Hani Ramazan Müslümanları vardır ya itiraf ediyorum işte ben de ona benzer niyetle Ramazanın ruhani havası içinde okuyacağım bu eseri.İslam’ın doğuşu ve Mekke Fethi’ne kadar süre kitap da işlenmiş.
***
Ramazan demişken kartel medyası yine Ramazan müslümanlığı için kolları sıvamış.
Lütfen bir kez olsun, bu sefer olsun “……………….. olursa oruç bozulur mu” diye başlayan edepli edepsiz, yerli yersiz, akla ziyan soru cümleleri ile ashabımızı bozmayın. Bizi de size söylenirken günaha sokmayın.Lain bile bağlanırken lütfen sizde uslu durun. Ha ayrıca Ender Saraçgiller gibi bizim hiçte umursamadığımız adamlara mikrofon uzatıp da bir kez daha la havle dedirtmeyin.
***
Gece radyo dinlerken hangi frekans olduğunu bilmediğim bir kanalda Nuriye Akman’ı dinledim. Sanırım programı sunan adamda Fatih Altaylı idi. Uyku mahmurluğumu dersin gaflet anımı dersin dinledim. Nuriye Akman konumuz. Hatun anılarını anlatırken vuaa dedim ya. Bir dönemler TYB’ nin ödülünü aldığında hakkında olumlu/olumsuz eleştiriler (bu da her ne demekse) okumuş/dinlemiştik. Nefes’i ya da diğerlerini okumadım ama dolu dolu gazetecilik yılları olmuş. Bu arada kendileri Ali Ural’ın ablası olup ayrıca da Zahid Akman’ın kardeşinin eski eşidir. Ay Zahid Akman dedim, alerjim başladı. Hapşuuuuu.
***
İzdiham “küfür serserinin sadakasıdır” demiş. Ağustos-Eylül’ü sevmedim. Onlarında bunu çok önemsemediğini belirtmekle birlikte “Kafka’dan Arta Kalanlar”iyi idi. Ayraç çıkmış. Ömrü uzun olur inşallah. Paşalı yuvaya dönmüş. Perfekt diyoruz ve eklediğini ekliyoruz:
“Malazgirt istikametinden Brüksel istikametine giden, Anadolu seyahatin yolcuları! Mola süreniz dolmuştur… Lütfen yerlerinizi alınız!”
***
Son günlerde Fatoş Eren/Volkan Konak/Zeynep Başkan’dan oluşan bir pileyırım var. Dostoyevski zehirlenmesinden bir ihtimal kurtulsam bile kesin Karadeniz müziğinden giderim .
Dostun birisi kapımın altından bir sidi bırakmış içeri. İçinde muhteşemsi (bakmayınız tdk) etnik müzik eserleri var. Oy oy denecek bir arşiv. Efsunlu bir hava katarak sidimi hediye eden, dostsun be, valla!
Posted in beni kategorize edebilirsin || Comments Off
Bu sefer de böyle olsun deyip koltuk/araç/hareket saati önemsemeden atladığım gibi tuttum anadolu yolunu.
İnsanı ailesiz bırakmayan Râbbe münacaatla.
Yolculuk esnasında en hissiyatsız insan bile bir muhasebeye girişir, yolculuğun şanındandır bu.
Benim de hep öyle olurdu, yine oldu. İyi de oldu. Kalbimin sürümünü yükselttim : )
Giderken yakışıklı abimiz, şık adam Selahattin Yusuf bana eşlik etti.
Kitaba öyle bir dalmışım ki koltuk arkadaşım kitabı anlatmamı istedi.
Ki basit bir kitap okuyucunun bile nefret ettiği birşeydir bu. Ve takiben kitapları takas ettik.
O şanslı idi, benim nasibim P.D. James’inÖzel Hastasıydı.
Ayıp olmasın diye biraz gezindim cümlelerde ama hayatı yeterince ekşın olan bir zatı şahanenin polisiye romana çok da
ihtiyacı yoktur aslında deyip kitabı teslim ettim.
Bizim Selahattin beyi beğenen arkadaş kitaba talip olunca bende kime niyet kime kısmet dedim.
Amasyalı cici bir arkadaşım oldu bu vesile ile ama bir kitapdan da olduk.
Ne diyelim efendim edebiyat kazansın yeter bize :p
Dağ,orman,kır,engebe,kayalık,çayır, çimen gezdim.
Dillendim. Dinlendim.
Gökyüzüne bakıp “Şükür olsun Rabbim sana” diye çığlık atan o kız bendim !
Posted in beni kategorize edebilirsin || Comments Off