Demem o ki

Ekim 18th, 2008 by admin

Farzet körsün, olabilir,
Elele tut,
Taş al ve at,
Kafiri bulur.

a.c.z


Posted in beni kategorize etme || Comments Off

İstanbul’un sarışın kardeşi Saraybosna !

Ekim 5th, 2008 by admin

Uluslararası Aliya İzzetbegoviç Sempozyumu 11–12 Ekim 2008 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Süleyman Tihiç, Bakır İzzetbegoviç, Prof. Dr. Faruk Çakloviça, Hasan Çengiç, Adamir Jerkovic, Eyüp Ganiç ve Cemalettin Latiç’in yansıra Bosna’dan çok sayıda misafirin katılacağı sempozyum kapsamında bilim adamları, tarihçiler ile siyasetçiler Aliya’yı tartışacaklar. Ayrıca sempozyum kapsamında Aliya İzzetbegoviç’e dair bir sergi ve film gösterimleri düzenlenecek.

Ölümünün 5.yılı için bu etkinlik.Geçen seneki etkinliği İlmi Etüdler Derneği Çamlıca Sabahhatin Zaim kültür merkezinde organize etmişti.Etkinlik güzel, yer ve mekan o kadar Aliya seveni açısından yetersizdi.Cemalettin Latiç, Ademir Jerkoviç, Adnan İsmaili, Alev Erkilet, Ali Bulaç, Akif Emre ve Sadık Yalsızuçanlar’dan Aliya’yı dinlemiştik.

Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı etkinlik için “Bosna ve Aliya İzzetbegoviç’e karşı tarihi sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Aliya, Bosnalı olduğu kadar İstanbulludur ve Türkiyelidir” diyor. Koltuklarda iyi adamlar da oturuyormuş, bilmek ne güzel.

dahası için


Posted in beni kategorize etme || Comments Off

Alınyazısında Söylenen

Ekim 4th, 2008 by admin

kıyılara düşman bir münzeviyim ben

yarına varmış gibi yolundan dönmek isteyen

hoyratça harcadım kalsın istediklerimi

kalmadı oysa istemediklerim bile benimle

anne ben, nihavend makamlarda okunan salalar gibi

bitmeye yakın aslına rucu eden uzun bir cümleyim

ne sahifelerce dolup taşan/harflerin gölgesinde/

ne de levh-i mahfuzdan bir harf eksik !

anne… anne ben çekilmek istenen bir derdin

yarım kalmış nesnesiyim

ne alınyazısından habersizim mükerrer günahlarla

ne de ifşa edilmiş bir sırda kabahatim…

yok ! dedim inkar ettim

ne gelmişse gitmeyle anılmıyor mu onun da adı?

ne kışı, ne baharı ne de sonbaharı

yetmiyor bir ömrü yaşanmış saymak için ne de olsa…

akşam! dedim. bölüyor zihnimi iki eşit parçaya

durup bakıyorum da gökyüzüne

bir yanım burada kalmış

diğer yanım çekip gidiyor bulutlara

yağmurun sesine sakladım ben

henüz çocukken ikrar ettiğim yarım kalmış dualarımı…

biraz dinle beni ey gökyüzü ırmağı

ey toprağa can veren rahmet!

dinle..bir gün seni toprak olup bekleyecek olanı

her kıyının bir müptelası varken

ve yokken artık inkar ettiklerim

en çok sende aradım

kaybetmek istemediğim seslerin değişmeyen yankısını.

yasinonat/ikindiyağmuru/martnisan


Posted in beni kategorize edebilirsin || Comments Off