İstedim ki

Eylül 30th, 2008 by admin

Trtvari yayın yayıp, türkülerle dinlenelim.

Sevin, sevilin, gereksiz gülümseyin falan filan.

Ha birde esen kalın.


Posted in beni kategorize etme || Comments Off

Bu eylemi aynada gerçekleştirsen daha evla!

Eylül 25th, 2008 by admin

80 yılında çekilen Banker Bilo filminden bir replikle ;

Vatandaş: Püh !
Kendini Münihde sanan İ.Salman: Bak şu herifde bizden olmalı, ona soralım.
Kendini Münihde sanan figüran: Nereden bildin ?
Kendini Münihde sanan İ.Salman: Baksana yere tükiriyi.

Yürümeyi çok seviyor ve bu eylemi kafanız önünüze düşmüş şekilde gerçekleştiriyorsanız bu şehirde ifrit olmamak elinizde değil. Yeter ya hu! Mendil, peçete medeniyetimizde uzun yıllardır var olan nesneler . Bu nahoşluğunuz için İstanbul’un iki eli yakanızda olsun inşaallah.


Posted in beni kategorize edebilirsin || Comments Off

İkibinsekiz

Eylül 20th, 2008 by admin

güneşgeceninenkaranlıkvaktinedoğdubensabahauyandım

bundanevvelkihayatımınsongünüydübundansonrakihayatımınilk.


Posted in beni kategorize edebilirsin || Comments Off

Mecazi değil, bu sefer cidden seyrusefer

Eylül 11th, 2008 by admin

Unutmadım.
Sadece “yorgunum, çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı” var kelime dizimini anlamlandırmaya çalışıyorum.Bu sene kendimi sürgüne gönderilmiş gibi hissediyorum.Aslında tam da öyle değil gibi. Mutlu gibiyim bence. Ah birde şu semtin çıkmaz sokakları olmasa.Çok salaş mekanları da bu kaybolma süreçlerinde keşfetmek olaya iyi tarafından bakmaya denk geliyor sanırım.

Her sabah Gülhane dolaylarında “ben bir ceviz ağacığım gülhane parkında, ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında ” gibi ritmi gitgide hızlanan bir şarkının dilinize dolanması sağlığa zararlı. Merhuma da rahmet dilemek daha mantıklı.

Eski bir fransız hapishanesinde çalışmak kolay iş değil birde. Mahpusların simaları görünüyor ara sıra. Malum mekanın ruhu restore edilemiyor nasıl olsa. Kimbilir ne sayhaları duydu bu mekan. Ama ketum işte, merak ettiğimle kalıyorum.

Dersaadetteki toplu taşıma araçlarındaki şoför-makinist-kaptan amcaların iş/izin günlerini bile ezberledim gibi birşey sanki.Aynı simalarla git gel pek bir kardeş gibi olduk.

Herşey vasatın üstü süperin altı seyir ederken bu turistlere pek bir sinir oluyorum ben.Her sabah sizler uykudayken, bizler işe yetişme telaşındayken şehri ele geçirmelerini pek hazmedemiyorum. Kitleler halinde eylemlerdeler.

Turist demişken aklıma geldi bir sürü yabancı öğrenci var. Moğalistan mı dersin, kosava mı dersin, ingilizi mi dersin, envai maşallah. Onlara türkçe birşey anlatırken nasıl cebelleşiyorum,anlatılamaz yaşanır tadında. Evet evet kesinlikle bir lisan birsürü insan.

Küçükayasofya camisi en az büyüğü kadar görkemli ve manidar. Avlusu ise bir harika. Turistler burada da işbaşında. Bir küçüğüne bir büyüğüne bakıp bir sürü cümle kuruyorlar. Bense onları müthiş bir güvenle dinliyorum ve tebessüm ediyorum.

Ve savm !

Tam zamanında yetiştin yine mücrimliğe. Bizi İslam üzerine yaratan ve yaşatana hamdü sena olsun.


Posted in beni kategorize etme || Comments Off